Sizden Gelenler....

Kendi yazdığınız edebi yazıları bizimle paylaşabilirsiniz!....

Sizden Gelenler....

Mesajgönderen SeRPiL » 15-12-2005 03:09:14

Vuslat Ne Zaman...


Hasretle doluyum hazanda mevsimler
Hicranlar bitmiyor küllendi alevler

Vuslatin nerede yüregim ah inler
Andigim, yandigim, kandigim Sensin Gülüm...


Gökyüzü, gizliliyormusun benden güzelligini? Sen ki sevgiliyle
bulustugumuz menzil, gizliyormusun benden güzelligini? Biliyorum kizginsin bana, biliyorum
darginsin bana ama duy beni, dinle beni...

Uzun zaman oldu, bakamadim sana. Cünkü
sana her baktigimda kalbimdeki ates bir kez daha alevlendi. Bakamadim sana, cünkü sen
bana Onu hatirlatiyordun. Kabuk baglayan kalbimi yine kanatiyordun. Bakamadim sana cünkü
unutamiyordum. Affet beni, affet...
Oysa sen benim en gizli sirlarimi paylastigim, oysa sen
belki beni benden iyi taniyandin. Bu vefasizligi sana nasil yaptim?

Yine dilimde ayni
misralar, sesleniyorum seninle Ona. Biliyorum her ne kadar bana kizsanda, götürüsün sevgimi
Sevdama.


Sen orada gurbetin koynundayim ben
Sen orada
gariblik yurdundayim ben
Sen orada özlemin sonundayim ben
Sen icimde bir Sevdasin
Gülüm


Yüzümü hafifen bir rüzgar oksarken, gözlerim sende Onu ariyor.
Uzun zaman oldu göstermiyorsun Onu bana. Biliyorsun aylar var ki hasretim, aylar var ki
beklerim. Vuslat ne zaman, söyle bana vuslat ne zaman? Akarken gözlerimden yaslar, dindir
acimi ey Gökyüzü...


Vuslat ne zaman
Kullanıcı avatarı
SeRPiL
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 29-09-2005 00:00:00

Mesajgönderen Demir » 18-12-2005 20:04:47

Cok güzel yazmissin...
yüregine saglik :wink:
Kullanıcı avatarı
Demir
 
Mesajlar: 3
Kayıt: 18-12-2005 01:00:00
Konum: Almanya

Mesajgönderen garib » 30-03-2006 15:47:05

niyet halis olursa
kavuşmak neden zor olsunki
siz gözyaşı incisini akıttıysanız zaten gönülde kavuşmuşunuz
sevgiliye
seni ağlatan gönlündeaçılan bir yaradır
öyle bir gün gelecekki vuslata
ereceksin . inşaallah
Kullanıcı avatarı
garib
Siteden Engellenmiştir.
 
Mesajlar: 38
Kayıt: 29-03-2006 00:00:00
Konum: kocaeli

Mesajgönderen vuslat » 23-05-2007 13:51:30

HERŞEY SENDE GİZLİ


Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
Kullanıcı avatarı
vuslat
 
Mesajlar: 216
Kayıt: 31-12-2005 01:00:00

herşeyim

Mesajgönderen yesilli47 » 12-09-2007 13:49:11

Herşeyim...


sesine ve sözüne hasret;

Biliyor musun en çok mektuba başlamam gereken hitap şeklinde zorlandım.
Bir başlasam sonu gelecekti eminim!Ama sıradan sözcükleri hiç yakıştıramadım sana, yapmacık sözlere konduramadım seni...
Sonra sana hiç mektup yazmadığım aklıma geldi, içim burkuldu, canım acıdı...

Bu mektubu sana gurbetten yazıyorum;sesine sözüne hasret, yüzüne hasret,
sıcağına hasret gönlümle başlıyorum mektubuma.Seni o kadar çok özledim ki;
Meğer hiç bir kucak seninki kadar sıcak değilmiş,hiçbir acı senin yokluğuna bedel değilmiş.
Hiç ama hiçbir hasret senin özlemin kadar yakmazmış içimi.
En acısı, dost bildiklerim, yâr seçtiklerim toplanıp bir araya gelseler,senin çeyreğin bile edemezmiş. Bilsen ne zor bunları itiraf etmek kendime ve sana...
Gurbet bile gururumu söndüremedi. Hâlâ gururlu, şımarık, kucuk kızınim.
Hayır, hayır yavrunum. 'Ben artık bir genç kızım, başkalarının yanında bana yavrum deme.' derken bile böyle düşünüyordum inan.
Şimdi içten bir seslenişine, Yavrum! hitabına öyle ihtiyacım var ki...

Hatırlıyor musun? İlk yürümeye başladığım anları anlatırken ellerimi bırakmadığın için sana kızdığımı, hırslandığımı ve bir an önce yürümek istediğimi söylerdin.
Şimdi sakın bırakma ellerimi, anneciğim. Evimizin yumuşak halıları değil yürüdüğüm yollar, bir düşersem halim yaman.
Ellerini, sevgini, duanı, desteğini ve sıcağını hiç esirgeme benden.Hani küçükken en çok kimi seviyorsun diye sıkıştırıp dururdum seni.
Ağzından "Seni!" cevabını alana kadar bırakmazdım eteklerini... Seni abimden, babamdan ve ablalarımdan kıskanırdım.
Hâlâ büyüyemedim, hem şimdi daha çok kıskanıyorum. İçindeki sevgiyi ve gözlerindeki derin şefkati yalnız benim için sakla..
Ama yapamazsın degil mi? Ana yüreği dayanmaz...Senin sevgin hepimize yeter, ana olunca ben de anlarım değil mi?
Aslında en çok bu huyunu seviyorum. Adaletini ve yufka yürekliliğini, anne şefkatini...
Fakat hâlâ babam işe giderken boşalan yatağını en çok benim hak ettiğimi düşünüyorum.

Seni öyle özledim ki!..Şu bilmem kim tarafından icat edilen telefon bile dindirmiyor içimdeki hasreti.
Gurbetin yağmurları, söndürmeye yetmiyor içimde büyüyen ateşi... Beni buralara yollarken, "Daha güçlü ol!" diyordun ya, sana kavuşunca öyle bir sarılacağım ki, gücüme şaşacaksın.
Sevgimin gücünü sen de anlayacaksın.Yılların yükünü çekmiş, yorgun ama dimdik omuzlarını özledim.

Dolaplarımı düzenlerken, eşyalarıma bakıp bakıp ağladığın duyuyorum.Yahut arkadaşlarımla konuşurken gözlerinin dolduğunu...
İçim acıyor ama bilsen nasıl seviniyorum. Yokluğuma alışamamış olman, mest ediyor beni...

Puslu gözlüm, dert ortağım! İnan içim içimi yiyiyor, ya bitmezse gurbet geceleri, ya geçmezse hasret saatleri, ya vuslat ateşiyle bindiğim mavi tren getirmezse beni...
Uzar da yollar kavuşamazsam sana, ya özlem alışkanlık olur da unutursan beni.Ama beni unutmaman için hep dağınık bırakacağım odamı.
Söylene söylene toplarken, yine gözyaşların ıslatacak eşyalarımı. Babam yine dalga geçecek, anlatacak bir bir ağladığını.
Ya ben...
Arkadaşlarım çınlatacak odamın duvarlarını, hep anne kokan ilâhilerle...

Güçlü ol demiştin ya, ben de yorganı çekmeden başıma hiç ama hiç ağlamayacağım.Ama sonra, Allah ne verdiyse...

Anneciğim! Gözyaşlarım söndüremez içimde yanan ateşi...
Çünkü yokluğun, bilmem kaç nüfuslu şu kocaman şehirde kendini yapayalnız hissetmek gibi, imkânsız bir şeyi diz çöküp de Yaradan'dan dilemek gibi..
En azaplı günahlardan sonra sızlayan vicdanım gibi...Gül kokulum, puslu gözlüm!Sakın sensiz, sevgisiz ve duasız bırakma beni...

Sevgilerle... Beş parmaktan biri..

alıntı
Kullanıcı avatarı
yesilli47
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 12-09-2007 00:00:00
Konum: aydın


Dön Gönül Kaleminden

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron