Şairlerimizden Seçmeler...

Önemli şair ve yazarları ve onların güzel eserlerinden alıntıları buraya yazabilirsiniz

Şairlerimizden Seçmeler...

Mesajgönderen yesillili » 18-01-2006 21:08:27

Sayın üyelerimiz bu başlık altında
ünlü şairlere ait şiirleri yayınlayacağız...

buraya seçkin şiirleri yayınlamaya
özen göstereceğiz. ve yazılarını alıntı yağptığımız şairlerin ismini yazmayı ihmal etmemeliyiz. her
rastladığınız şiiri buraya yazmanızın bir anlamı yok. zira istenen şairin şiiirini internette bir arama
yaparak bulmak mümkün. bu sebeple bu şiir ekleme konularında oldukça seçici
olacağız...

Ayrıca sizin kendi şiirlerinizi Gönül kaleminden--sizden gelenler başlığı altında
yayınlayacağız. yanlız sizden istirhamım öyle her şiiri buraya yazmayınız ve şiirlerde çok seçici
davranınız... eğer gereksiz şiirler gönderilirse veya gereğinden fazla şiir gönderilirse şiir
yazılmasına kısıtlama koymak zorunda
kalabiliriz...

bilginize......
Kullanıcı avatarı
yesillili
Admin
Admin
 
Mesajlar: 864
Kayıt: 04-09-2005 00:00:00

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

Mesajgönderen marsel_47 » 22-01-2006 21:44:46

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Bütün çiçekleri getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin,getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer,
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Getirin,getirin…ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kar ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Karakteri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz,öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini,hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını,peygamber çiçeğini de,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini biranda koklamak istiyorum,
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez,kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çiçeklerimden,
Kandır,hayattır,emektir benim güllerim.
Korkmadım,korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin,yalnız çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi? Kaf dağına kaçan,
Yürekler yaylasında, Toroslarda ağlaşan,
Muş ovasından,Ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçesinden,
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları,örgencilerimi istiyorum,
Yalnızca çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz
O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek,
Kimse bilmeyecek seni,beni kimse bilmeyecek.


Ceyhun Atuf KANSU

Köy Öğretmeni Şefik SANIK’ın son sözleri
Kullanıcı avatarı
marsel_47
 
Mesajlar: 100
Kayıt: 07-09-2005 00:00:00
Konum: Mardin

BAYRAK

Mesajgönderen ordum » 01-02-2006 12:06:40

BAYRAK

Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.

Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen !
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim !

Arif Nihat Asya
Kullanıcı avatarı
ordum
 
Mesajlar: 3
Kayıt: 07-12-2005 01:00:00
Konum: Mardin

mini bi eleştiri...

Mesajgönderen garib » 01-04-2006 20:30:42

sayın
yeşillili sözlerinizde çelişkiler var.çok katı konuşmuşunuz kimse cesaret edip bi şiir
yazamamış.insan bu yazıyı okuduktan sonra hevesi kalmaz.sözlerimizde daha esnek olmalıyız
düşüncesindeyim.
Kullanıcı avatarı
garib
Siteden Engellenmiştir.
 
Mesajlar: 38
Kayıt: 29-03-2006 00:00:00
Konum: kocaeli

Mesajgönderen garib » 22-04-2006 14:56:25

KİME EMANET

Hak Nebi’nin dilinde nifak sayılmış emanete ihanet
Tohum toprağa, yavru yuvaya, yuva anaya emanet,
Şak şak olmuş toprak suya, su gbuluta emanet
Yusuf kuyuya, mısır Yusuf’a emanet
Hak Nebi mağaraya, Medine Hak Nebi’ye emanet,
İbrahim ateşe, İsmail bıçağa emanet,
Ne bıçak ne kuyu ne de mağara etmedi ihanet
Asrın İbrahimleri sana emanet
Arkadaş! Gwl sen de bir kor gibi yak sineni
Çünkü hepsi Allah’a emanet
İçine doğru derinleş dibi görünmeyen bir kuyu ol,
Sakla Yusufları koynunda, Yusuflar sana emanet
Mağarada yılan olma, güvercin gibi vefalı ol,
Örümcek gibi tehlikelere perdedar ol!,
Mağara gibi al Muhammed ileri, al yedi genci,
Al bütün bir gençliği …
Hz. Sümeyra, Hak Nebi’yi evlatlarına emanet etti ,
“sakın ona bir olursa eve dönmeyin” dedi.
Dönmeden emanete sahip çıkamayacaklarını anlayınca
Vazgeçtile eve dönmekten,
Evlerinde çıkamayanlar neyin emanetçisi acaba,
Bilecik istasyonunda yaşlı ana,
Oğlunu cepheye uğurlarken ona ;
“ Oğlum ! babanın Dİmetoka’da , dayını Şipka’da ,
ağabeylerini Çanakkale’de kaybettim,
sen benim son yongamsın
sen de dönmezsen ben Allah’a emanet” diyordu
ve ilave ediyordu; “ git sen de git,
minareler ezansız, camiler Kur’an’sız kalacaksa sen de git ,
ezan, Kur’an , vatan kime emanet?
Galiçya da Şİpka’da Dİmetoka’
da kalanların evlatları kime emanet?
“Ben sağ dönseydim uğrunda öldüğüm Kur’an’ı,
canımdan çok sevdiğim İslam’ı yavruma öğretirdim.”
Diyen ve fakat şimdi mabet yüzünü görmeyen,
Bu şehit evlatları kime emanet?
Cafer-i Tayyar şehit olmuştu, Hak Nebi geldi
Yetimlerinin başını okşadı,
Ve ağladı…
Baş okşayan kim?
Gözyaşı kime emanet?
Cephede kanlar içinde son anlarını yaşarken,
Vücüdundan kanlı kurşunu çıkarıp:
Arkadaşım Memiş, şunu al, oğluma emanet et
“Ben yaşadığım Müdsdetçe vazifemi yaptım,
inandığım mukaddesler uğruna can veriyorum,
senden bunun hakkını vermeni istiyorum.”
Dediğimi ilet.
Mukaddes kurşun kime emanet
Sütçü İmamım ! iki bacımızın
yaşmağını aldılar diye Maraş’ı kana buladın ,
Senin şuurunu kime, yaşmak kime emanet
Şair Hz. Amine’ye :
“Ey bu da yatan yatan ölüm ,
bahçende açtı dünyanın e4n güzel gülü”
derken bahçe kime, gül kime emanet?
Bİlaller, dem tutan bülbüller nerede ,
Arkadaş , gül de , bülbül de , bağ da , bahçıvan da ,
Bıçak altındaki İsmailler ,
Ateş içindeki İbrahimler,
Kuyuda ki Yusuflar,
Şu gerideki isimsiz kümbet,
Şu ilerideki ıssız mabet,

UNUTMA!! HEPSİ SANA EMANET!

Cemil Cüneyt

garib
NOT:Bu şiir ezberimde olan bir şiirdi şairin adını
hatırlıyamadım özür
dilerim...SELAMETLE...
----------------------------------------------------

EDİTOR=>>>
Şiir Cemil Cüneyt'in şiiridir. Bilgi eklenmiştir.
Şiirin klibini izlemek
için Şu linklere
tıklayınız:

Yüksek Kalite (8.7 MB)
Düşük Kalite (2.7 MB)

İyi Seyirler....

Kullanıcı avatarı
garib
Siteden Engellenmiştir.
 
Mesajlar: 38
Kayıt: 29-03-2006 00:00:00
Konum: kocaeli

Mesajgönderen murad » 20-06-2007 00:14:36

DE Kİ, ALLAH İÇİN NE YAPTIN BUGÜN ?

Kalbini bağla ki, Hâkk kemendine,
Düşme, mahşer günü, yargı derdine,
Sen, kendi yargıcın, ol da kendine,
De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?..


Bir gönül kapısı, bulup çaldın mı ?
Bir sevgi seline, boyca daldın mı ?
Bir dosta bedelsiz, selâm saldın mı ?
De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?..


Seher vakti kalkıp, vecde daldın mı ?
Nûrlar dağılırken, payın aldın mı?
Hâkk aşkına, kâlbi şâhid kıldın mı ?
De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?..


Bilmediğin, bilenlere sordun mu ?
İlimle aranda, köprü kurdun mu ?
Zarar ve kârını, hayra yordun mu ?
De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?..


Ezelî rızkına, râzı oldun mu ?
Sabır sofrasında, lezzet buldun mu ?
Îmânla şükredip, huzur doldun mu ?
De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?..


Gafleti, gayretle, yarıştırdın mı ?
Alnını, secdeyle barıştırdın mı ?
Bir akraba sorup, soruşturdun mu ?
De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?..


Kibir dağlarından, inip geldin mi ?
Zorda kalmış, bir kişiyi bildin mi ?
Sana borcu vardı, onu sildin mi ?
De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?..


Merhamette, Hâkk serveti buldun mu ?
Komşu kederiyle, ortak oldun mu ?
Bir yetimin, şevkâtiyle doldun mu ?
De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?..


Acılar görünmez, gözler baksa da,
Her ateş, düştüğü yeri yaksa da ,
Hasta, bir dost bekler, ümit yoksa da,
De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?..


Gönül gözlerini, açıp baksana,
Veren, neler vermiş, dünyada sana,
O'na gönderdin mi, bir hamd ü senâ ?
De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?..


Gramla yazılır, yaptığın hasat,
Bir zerre noksansız, çıkar yedi kat,
Tükenen her nefes, kaybolan fırsat,
De ki; Allah için, ne yaptın bugün ?..



CENGİZ NUMANOĞLU
http://www.cengiz-numanoglu.com/DekiAll ... aptin.html
Kullanıcı avatarı
murad
 
Mesajlar: 186
Kayıt: 22-06-2006 00:00:00
Konum: Almanya

Turabiden

Mesajgönderen turabi47 » 01-09-2007 17:27:56


Dedim dilber senin aslın nereli
Konya tarafında Bor dedi bana
Dedim aşkın ile sinem bereli
Dermanı bulunmaz çor dedi bana

Dedim zülfün eyle boynuma zencir
Dedi var yıkıl git hey ihtiyar pir
Dedim talim edip ol sen muabbir
Bir rüya görmüşüm yor dedi bana

Dedim ruhun ahmer yoksa al mıdır
Dedi servi kaddim hub nihal midir
Dedim şirin lebin söyle bal mıdır
Şirin değil biraz şor dedi bana

Dedim bir busecik in'am edip ver
Dedi hışma gelip bu herif ne der
Dedim hem yanımda birdir simü zer
Derviş fakir sefil hor dedi bana

Dedim kemendimdir giyusu telin
Dedi Türabi çek sen benden elin
Dedim seyreyleyim gerdanda halin
İşte gözün görmez kör dedi bana


(Turabi)


__________________________________
TURABİ KİMDİR?
Yaşantısı hakkında elde yeterli bilgi yoksa da; 1849'da Hacı Bektaş Tekkesi postunda oturduğunu ve 1868 yılında öldüğünü gösteren belgeler vardır. Bir şiirinde asıl adının Ali olduğunu söyler:

Mahlasım derler Türabi, namım el- hac Ali.
Doğduğu yerde kesinlikle bilinmiyor. Kimi kaynaklar Ankara'lı, Yanya'lı ve Koniçeli olduğunu belirtiyorlarsa da, aynı mahlas ile yazan birkaç ozanın bulunduğu sanılıyor. Divanı basılmıştır (1294/1878). Divandaki şiirlerin çoğu aruzla yazılmıştır. Heceyle olanlar da halk geleneği işlenmiştir; divan edebiyatı örnekleri pek başarılı değil. Koşuk düzeni acemicedir. Yine de Türabi, Bektaşilerin değerli ozanlarındandır. Daha çok divan şairi Fuzuli'nin etkisinde kalmıştır. (C. Öztelli ).

On dokuzuncu yüzyılda yaşamış bir Bektaşi ozanı olarak bilinen Türabi bir Bektaşi ulusu Yanbolu'lu Hacı Türabi Dede-Baba olarak tanınır. Çorum'lu Seyyid Hasan Hüsnü Dede- Baba'nın 1849'da ölümü üzerine, Hacı Bektaş dergahı postuna oturur. 19 yıl meşihat ettikten sonra, 1868'de ölür. Hacı Bektaş türbesinin girişinde sol yanda bulunan tümsek üzerinde gömülüdür.
Kullanıcı avatarı
turabi47
 
Mesajlar: 40
Kayıt: 01-09-2007 00:00:00
Konum: geridönüs yeri

Mesajgönderen ziver » 27-03-2008 15:57:56

GÜL (YİNE HÜZÜN)

bitir bu işkenceyi , sende artık bana gül
dokundurma elini pıhtılaşan kana gül
bahçe boş ;çeşme kuru ; nerde bostancıbaşı
gelde feryâd ü figân etme bu hüsrâna gül
yıllarca yatağında uyudum semenderin
çakallar yuvalandı bizim olan hana gül
unuttum gökkuşağı altındaki resmini
nice bühtan ettiler eski bir sultana gül
kâinat oluk oluk boşalırken içimden
yağmur damlası bile olamadım sana gül

uzandığım her hayal tutuşturdu ömrümü
her yangınla yeni bir yangın düştü cana gül
ya öldür , yarasalar okşasın cesedimi
ya da terkedip gitme beni bu isyâna gül
dinle ki , en ölümcül şarkımı söylüyorum
darağacı kurdular döndüğüm her yana gül
nasıl sevişiyorsun kırkayakla , çıyanla
hani boyun bükmüştün ebedî fermana gül
meğer bir yanılgının zinciriymiş umudum
güvenimi yitirdim şimdi her dermana gül

(alıntı NURLLAH GENÇ)
Kullanıcı avatarı
ziver
 
Mesajlar: 216
Kayıt: 18-09-2005 00:00:00
Konum: istanbul


Dön Edebiyat Köşesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron