[Sağlık Köşesi] Grip ve Soğuk Algınlığı

[Sağlık Köşesi] Grip ve Soğuk Algınlığı

Mesajgönderen yesillili » 26-01-2006 06:43:01

Grip Nedir?


Grip, burun, bronşlar ve akciğerden oluşan solunum sisteminde meydana gelen, Influenza A, Influenza B ve Influenza C virüslerinin neden olduğu yüksek derecede bulaşıcı viral bir enfeksiyondur. 1-2 hafta içinde hastalar genellikle iyileşirler ancak etkileri haftalarca devam edebilir. Bazı hastalardaysa hayatı tehdit edici komplikasyonlar (pnomoni gibi) gelişebilir.



Sonbahar ve Kış aylarında görülür. Pik yaptığı aylar Ekim - Mart aylarıdır. Grip son derece ciddi bir hastalık olup, kış mevsiminin en şiddetli hastalıklarından biridir. İşgücü kaybı açısından bakıldığında en yüksek maliyete yol açan hastalıkların başında yer almaktadır



Soğuk Algınlığı Nedir?


Soğuk algınlığı, genellikle (%90 oranında) virüslerin etken olduğu enfeksiyonlardır. Soğuk algınlığına neden olan 200 kadar değişik virüs tanımlanmıştır.


En sık görülen virüsler:
* Rninovirüsler %15-40
* Coronavirüsler %10-20
* Parainfluenza virüsü %5-10
* Respiratuar sinsial virüsler %6


Soğukalgınlığı kişiden kişiye bulaşır. Başlangıçta bu bulaşmanın "damlacık enfeksiyonu" ile yani aksırma, öksürme ile etrafa saçılan damlacıkların içindeki virüslerin havada kalması ile olduğu sanılmaktaydı. Ancak şimdi mevcut kanıtlar bulaşmanın virüsü almış hastanın elinden, hassas insanlara geçmesi ve hassas bireylerin de ellerini ağız veya burunlarına (nazal mukozalarına) sürmeleri ile olduğu yönündedir. Bu nedenle soğuk algınlığının bulaşmasını engellemenin yolu ellerin sık sık yıkanmasıdır.



Yapılan araştırmalar havanın soğukluğunun soğuk algınlığı hastalığının başlaması ve seyretmesi ile ilintili olmadığını göstermiştir. Üstelik bu araştırmalara göre psikolojik stres, üst solunum yollarını etkilleyen alerjiler ve adet dönemlerinin hastalığa yakalanma riskini arttırdıkları saptanmıştır.


Soğuk algınlığına bir çok virüs sebep olabileceği için de vücut hiçbir zaman bu virüslerin tümüne direnç geliştiremez. Bu sebeple her sene tekrar tekrar soğuk algınlığı geçirilebilir.


Soğuk algınlığında,

* Soğuk algınlığı tanısını koyup var olan belirtileri belirlenmelidir.
* Belirtilere göre tedavi yapılmalıdır.



Belirtiler nelerdir ?
* Ateş
* Baş ağrısı
* Eklem ve kas ağrısı
* Yorgunluk hissi,
* Akan ya da dolu burun
* Hapşırma
* Boğaz ağrısı
* Göğüs doluluğu


Ne Yapmalı ?

Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin görülmesi halinde ve belirtilerin geçmemesi durumunda mutlaka doktora başvurmak gerekmektedir.
* 39 C'yi geçen ateş
* Sürekli yada çok kıvamlı balgam üreten öksürük
* Nefes alırken ağrı
* Devamlı kulak ağrısı
* Şişmiş lenf bezleri
* Yutkunurken zorlanma


Resim

Tedavi:

Soğuk algınlığında belirtiler giderilerek hasta rahatlatılır. Bazı ilaçlar birden fazla etken madde içermektedirler. Bu maddelerin ne olduklarını bilip sadece ihtiyaç duyulan etken maddeleri içeren ilaçları kullanmak gerekir.


Ateşi düşürmek ve ağrıyı azaltmak antipiretik ve analjeszikler yani ağrı kesici ve ateş düşürücüler kullanılmaktadır. Hafif ve orta dereceli ateşlerin düşürülmesi için tüm dünyada 124 yıldır parasetamol güvenle kullanılmaktadır.


Hapşırık ve kaşıntı semptomlarını azaltmak için antihistaminikler kullanılmaktadır. Antihistaminikler birinci ve ikinci kuşak antihistaminikler olmak üzere iki grupda incelenmektedir. Birinci kuşak antihistaminikler uyku (sedasyon) yapma özelliğinde olduğu için çalışanların özellikle de trafikde bulunan kişilerin,dikkat gerektiren işlerde çalışan kişilerin kullanmadan önce dikkat etmeleri gerekmektedir. İkinci kuşak antihistaminikler uyku hali yapmadıkları için daha güvenle tercih edilebilir. Grip ve soğukalgınlığı tedavisi için, içinde uyku hali yapmayacak antihistaminik bulunan ürünler kullanılması hem iş gücü kaybını önleyecek hem de kısa sürede tedaviyi sağlayacaktır.


Burun tıkanıklıklarının giderilmesi ve üst solunum yollarındaki konjesyonu (tıkanıklığı) azaltmak için dekonjestanlar kullanılmalıdır.


İki farklı türde öksürük vardır. Eğer balgamlı bir öksürük var ise balgamın sulandırılıp solunum yollarından atılabilmesi için ekspektoran içeren bir öksürük şurubunun kullanılması gerekir. Dünyada en yaygın olarak kullanılan ekspektoran madde guaifenesindir


Eğer kuru, gıcık yapıcı türde ve özellikle akşamları rahatsız eden bir öksürük var ise antitüssif özellikteki ilaçların kullanılması uygundur. Antitussifler beyindeki öksürük merkezini baskılayarak öksürüğün kısır döngüsünü kırar ve öksürüğün sayı ve şiddetini azaltırlar. Dekstrometorfan içeren antitussifler kuru öksürüğün sayısını azaltan etkin madde olarak kabul edilmektedir.


Örnek ilaçlar :

*Antipiretik+Analjezikler: PANADOL, PAROL, GRİPİN, MİNOSET, CALPOL , TYLOL
*Antihistaminikler (2.kuşaklar): ALLERSET, ZYRTEC, TELFAST
*Dekonjestan: OTRİVİN, SUDAFED
*Ekspektoran: MUKORAL, SEKROL, BROKSİN
*Antitusif: SİNECOD, PARECON, TOCLASE, PEREBRON




Unutmayın:
1-)İlaçlarınızı mutlaka bir doktor kontrolünde kullanın!
2-)Gelişi güzel ilaç kullanmaktan kaçının!
3-)İlaçlarınızı her gün zamanında ve düzenli almaya çalışın!
4-)Beklenmeyen bir etki görüldüğünde doktorunuza başvurun.
5-)En büyük ilacınız olan gülümsemeyi ihmal etmeyin.



Hastalıksız ve Esenlik Dolu Günler Dileğiyle...


dr_yesilli adlı üyemize katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz...
Sıhhatli Bir Yaşam Temennisiyle....
Kullanıcı avatarı
yesillili
Admin
Admin
 
Mesajlar: 864
Kayıt: 04-09-2005 00:00:00

Dön Köşe Yazıları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron