İslamda Kurban ve Kurbanın Önemi

İslamda Kurban ve Kurbanın Önemi

Mesajgönderen yesillili » 01-01-2006 06:43:01

Arapça da gerek maddi gerekse manevi her türlü yakınlığı ve yakın olmayı kuşatacak bir anlam içeriğine sahip olan 'Kurban' kelimesi dini anlamda kendisiyle Allah (c.c) a yaklaşılan şeyi, özel olarak da Allah'a yakınlık sağlamak, yani ibadet amacıyla belli vakitte belirli cinsten hayvanları kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.

Resim

Kurban ibadetinin tarihi oldukça eskidir. Hemen bütün semavi dinlerde kurban kesmek, insanı Allah'a manen yaklaştıran ve ulaştıran bir ibadet sayılmıştır. Bu hususla alakalı Kur'an da şöyle buyurulmaktadır 'Biz her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine Allah'ın adını ansınlar diye kurban kesmeyi gerekli kıldık. İlahınız tek bir ilahtır. Artık ona teslim olunun. Ey Muhammed itaatkar, alçak gönüllü insanları müjdele.' (Hac.34) Hz. Ademin iki oğlunun kurban kesmelerinin Kur'an-ı Kerimde söz konusu edilmesi de bu ibadetin ne kadar eskilere dayandığını göstermektedir. 'Ey Muhammed! Onlara Ademin iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat. İkisi birer kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmişti diğerininki ise kabul edilmemişti''(Maide,27)


İslam' daki kurban ibadetinin Hz. İbrahim ve İsmail ile de yakın ilgisi vardır. Hz. İbrahim, bir oğlu olursa, Allah (c.c.) yolunda onu kurban edeceğini adamıştı. Aradan uzun bir zaman geçtikten sonra oğulları olmuş, fakat o, adağını unutmuştu. Rüyada kendisini, oğlu İsmail'i kurban ediyor görünce, adağını hatırlamıştı. Konuyu oğlu İsmail'e açmış, oğluda bu emre büyük bir teslimiyet göstermişti. Bu konuda Kur'an-ı Kerimde şöyle buyurulmaktadır: '(İsmail) babası İbrahim'le birlikte yürüyüp gezecek çağa gelince : Ey oğulcuğum ! Rüyamda seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin? dedi (İsmail) Ey babacığım ne ile emrolunduysan yap,Allah (c.c.) dilerse benim sabredenlerden olduğumu göreceksin. dedi. Böylece ikisi de Allah'a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca, Biz: Ey İbrahim ! rüyayı gerçek yaptın , işte biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız. Diye seslendik Doğrusu bu apaçık bir deneme idi. Ona, fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik. Sonra gelenler içinde İbrahim'e selam olsun diye ona iyi bir ün bıraktık. İşte biz iyileri böylece mükafatlandırırız.' (Saffat,102-110)

Çok eski zamanlardan beri sürüp gelen kurban geleneği hatta insanları kurban etme inancı Hz. Peygamber'in zamanına kadar devam etmiş, Abdulmuttalip, oğlu Hz. Muhammed'in babası Abdullah'ı kurban etmeye teşebbüs etmiş sonra vaz geçmişti. Bundan dolayı sevgili Peygamberimiz (s.a.v) 'Ben iki kurbanlığın çocuğuyum' buyurmuştur.

Kurban, gerek ferd gerekse toplumsal açıdan çeşitli yararlar taşıyan mali bir ibadettir. Kişi kurban kesmekle Allah'ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu canlı bir biçimde ortaya koymuş olur. Müminler her kurban kesiminde Hz. İbrahim'le oğlu Hz. İsmail'in Allah'ın buyruğunu itaat konusunda verdikleri başarılı sınavın hatırasını tazelemiş ve kendilerinin de benzeri bir itaate hazır olduklarını sembolik bir davranışla göstermiş olmaktadırlar.

Kurban, feda etmek demektir. Hem de en kıymetli şeylerimizi. Bu hayatın kıymet ifade eden nimetlerini sıraya dizip onları yerli yerinde kullandığımızda, fedakarlık sınırlarımızı zorladığımızda, kurban etmenin anlam ve mahiyetini kavramış olacağız. Bu feda edilecek nimetler yaratıcıyla aramızdaki samimiyetin derecesini ve güven duygularımızı ortaya koyacaktır.

Kurban, toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Özellikle et satın alma imkanı hiç bulunmayan veya çok sınırlı olan yoksulların bulunduğu ortamlarda onun bu rolünü daha belirgin biçinde görmek mümkündür. Zengine malını Allah (c.c.) rızası, yardımlaşma ve başkasıyla paylaşma yolunda harcama zevk ve alışkanlığını verir. Fakirinde varlıklı kullar aracılığıyla Allah'a şükretmesine, dünya nimetlerinin yeryüzündeki dağılımı konusunda karamsallıktan düşmanlıktan kendisini kurtarmasına ve kendini toplumun bir üyesi olarak hissetmesine vesile olur.Ramazan bayramında fıtır sadakası Kurban Bayramında da etle günlük rızık temin etme kaygısından kurtarılan fakirlerin, bir neşe ve sevinme günü olan bayramlara gerçekten ve gönülden katılmaları sağlanmış olur.

Tekbir getirilerek kurban kesenlerle hacılar arasında bir benzerlik vardır. Mekke'ye gidemeyenler bu suretle hacıların ulvi duygularına ortak olurlar, aynı hayatın bir örneğini yaşarlar.

Kur'an-ı Kerim de : 'Onlar (kesilen kurbanların) ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece iyi duygu,niyet, takva ve samimiyetiniz ulaşır. Allah'ı büyük tanıyasınız diye O , bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed !) güzel davrananları müjdele' (Hac,37) buyrulmaktadır. Buna göre kurban ibadeti de önemli olan, sadece kan akıtmak değil, Allah (c.c.) rızası için maksadı ve hikmeti tahakkuk ettirecek şekilde kurban kesmektir. İnsanlar Kurban kesmek suretiyle Allah'ın emrine uyma ve cömertlik alışkanlığı kazanmaktadır.

Diğer taraftan Kurban, insanın nefsani arzularını ve sufli duygularını boğazladığının da bir işaretidir. Kurban kesen biri artık yüksek duygulara ve ulvi düşüncelere sahip olacak, aşağı, adi ve bayağı duygu ve düşüncelere tenezzül etmeyecektir. İnsan olarak düşmeyecek, yücelecek, gerilemeyecek, ilerleyecektir.Bütün bunlarla birlikte Allah rızası için kesilen kurbanlara bir çok sevap da vaad edilmiştir.

Resulullah (s.a.v.) efendimiz şöyle buyurmuştur. 'Hiçbir kul, kurban günü, Allah indinde, Kurban kanı akıtmaktan daha sevimli bir iş yapamaz.Zira kesilen hayvan, kıyamet günü boynuzlarıyla, kıllarıyla, tırnaklarıyla gelecektir. Kesilen kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah nezdinde yüce bir mevkiye ulaşır. O halde, gönül hoşnutluğu ile kurbanlarınızı kesin.'

Kurban kesmenin sevabını soran sahabeye de Peygamber efendimiz 'Kurbanın her kılı için bir sevap vardır. ' buyurmuştu Sahabe tekrar 'Ey Allah'ın resulü kesilen kurban yünlü ise(koyun , keçi gibi) sevabı nasıl olacak? Diye sorduğunda Aleyhissalatuvesselam 'Yünün her bir kılı içinde bir sevap vardır' cevabını vermiştir.

Allah rızası için kesilen kurban ahirette geçilmesi çok zor olan sırat köprüsünde sahibi için bir binek vazifesi görecektir. Peygamber (s.a.v.) efendimiz bu hususta şöyle buyurmuştur 'Hayvanın iyi ve güzelini kurbanlık olarak seçin.Çünkü o sırat köprüsünde size bineklik yapacaktır.'

Kurbanın pek çok sevap ve hikmetleri vardır Şu unutulmamalıdır ki ibadetler her çeşit hikmet ve faydasından önce sırf Allah rızası için yapılmalıdır. Bu itibarla kurbanda her türlü ferdi , sosyal faydasıyla birlikte Allah'ın hoşnutluğu ve sırf Allah rızası esas gaye yapılarak yerine getirilmesi gereken bir ibadettir.

Bu vesileyle keseceğimiz kurbanların Mevla nezdinde kabul olmasını, Kurban Bayramının da Ülkemiz ve İslam alemi için hayırlar getirmesini niyaz ediyorum.


Remzi ÇALIK
Yeşilli İlçe Müftüsü



Editör=>> Sayın ilçe müftümüze yazısından dolayı teşekkür ediyor ve saygılarımızı sunuyoruz...
Kullanıcı avatarı
yesillili
Admin
Admin
 
Mesajlar: 864
Kayıt: 04-09-2005 00:00:00

Dön Köşe Yazıları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron