Yeşilli'de Dini Bayramlar...

Yeşilli'de Dini Bayramlar...

Mesajgönderen yesillili » 22-10-2006 06:43:01

Yurdumuzun bir çok yerinde olduğu gibi Yeşilli’de Bayramlar mutluluğun, sevincin, coşkunun, kardeşliğin ve dostluğun bir simgesidir. Hazırlıkları bir hafta önceden başlar. Bu hazırlıklarda kadın – erkek çoluk çocuk bütün aile fertleri herkes görevlidir.

Evdeki hazırlıklarla kadınlar ilgilenir. Gerek Ramazan Bayramı gerekse Kurban Bayramı olsun bu hazırlıklar ev içinde aynıdır. Ev içinde her taraf ve köşe en ince ayrıntısına kadar temizlenir. Bayramlaşmaya gelecek olan misafirlere ikramda bulunmak üzere şekerlikler sigaralar hazırlanarak dolaplardaki yerine konulur. Günümüzde sigara hakkında toplumdaki bilinç arttıkça ikram edilmesi hızla terk edilmektedir. Yine misafirlere ikram etmek amacıyla tatlılar, ikramlar hazırlanır. Evin içine çeşitli kokular serpilir. (Tandır mevsimi gelmişse)Tandırlarda ekmekler pişirilir. Bayram yemekleri için hazırlıklara başlanır. Bayramlarda da düğün ve mevlitlerde olduğu gibi genellikle etli yemekler, pilav , kuru fasulye ve benzeri yemekler tercih edilir. Arefe günü fakir insanlara ekmek veya ekmekle birlikte katık dağıtılır.

Bu hazırlıklar devam ederken bir yandan da Erkekler çarşıdan bayram için gerekli yiyecek maddelerini alırlar. Aile reislerinin maddi durumlarına göre bayram giysileri tedarik edilir. Bu giysilerde çocuklar ön planda gelir. Çocuklar bayram giysilerini bayram gününe kadar bekletir.

Çocuklarda bayram sevinci bir başka olur. Onlar için alınacak küçük bir hediye bile, küçücük dünyalarını büyük bir sevince boğar. Arife günü akşamı 3-10 yaş arasındaki çocuklar şekerlik olarak naylon poşetlerini akşamdan hazırlayarak anne ve babasına sabah kendilerini erken uyandırılmaları için ısrar ederler. Çocuklar sabahleyin bu düşünce ve heyecanla kalkar bayramlık elbiselerini giyindikten sonra öncelikle poşetlerini kontrol edip hemen namaz kılınacak caminin kapısında değişik bir heyecanla namazın bitmesini beklerler. Çünkü bayram namazından sonra cami kapısında ve mezarlıkta şeker, lokum ve tatlılar dağıtılacağını bilirler.

Bayramın sevinç ve heyecanına, genç kızlar ve erkekler de belli etmeseler dahi çocuklar gibi ortak olurlar. Çünkü o gün büyük özen ve titizlikle sakladıkları en güzel elbiselerini giyerler. Özellikle genç kızların giyindiği giysilerde yörenin renk ve motif zevki tüm görkemiyle ortaya çıkar. Çünkü bayramlar da düğün günleri gibi genç kızların kendilerini gösterdikleri özel günlerdendir. Ramazan Bayramında oruç tutan herkes mümkün mertebe bayram sabahı ezan okunmadan kalkıp bir şeyler yer. Bu uygulama mübarek Ramazan ayı’n uğurlamak niyetiyle yapılmakta ve asıl iftarın yapıldığına inanılmaktadır…

Bayram günleri Mardin Merkez’de bulunan Yeşillililer için de büyük önem arz eder. İmkanları çerçevesinde hepsi Yeşilli’ye gelerek bayrama Yeşilli’de ve Yeşilli’deki akrabaları ile birlikte geçirmeye çalışırlar…

Kadınlar erkeklerden önce mezarlığa gidip, erkekler camiden çıkmadan beş dakika öncesine kadar mezarlıklardaki vefat etmiş olan akrabalarını anarlar ve onlara dualar okuyarak onlarında bir bakıma bayramlarını kutlarlar. Kadınlar Mezarlığa giderken beraberlerinde lokum veya şeker götürürler. Çocuklar bütün mezarlığı dolaşır ve poşetlerini dağıtılan bu şeker veya lokumlarla doldururlar. Her ne kadar günümüzde çocuklar poşet taşımasını azaltmış olsalar da; elbiselerindeki ceplerini mümkün mertebe bu amaçla kullanmaktadırlar. Hatta en çok hangi çocuk şeker topladı muhabbetleri de çocuklar arasında apayrı bir muhabbet kaynağıdır.

Erkeklerin camiden çıkmasına yakın bir vakitte mezarlığı terk ederek evlerine döner ve sofraları hazırlar, yemekleri sofraya koyarlar. Erkeklerin mezarlıklardan dönüşünü beklerler. Erkekler bayram namazını kıldıktan sonra; cami içerisinde birbiriyle bayramlaşır. Daha sonra bütün erkekler mezarlığa giderek yeni ölen birileri varsa ilk önce o mezara gidip Yasin-i şerif, Fatiha ve çeşitli dualar okunur; daha sonra da diğer bütün vefat etmiş akrabalar ziyaret edilir. Günümüzde Yeşilli dışında yaşayan ve Yeşilli’ye gelemeyen hemşerilerimiz diğer şehirlerdeki ölmüşlerini kadınlı erkekli birlikte ziyaret etmek ve birlikte dua etmektedirler. Diğer şehirlerdeki bu uygulama farklılığı yabancı insanların da o mezarlıklarda bulunmasından ve herkesin birbirini tanımamasından kaynaklandığı tahmin edilmektedir.

Mezarlık dönüşünde genelde akrabalar arasında en büyük kişinin veya önde gelenlerden birinin evine gidip orada kahvaltı yapılır. Daha sonra erkekler gruplar halinde evlere büyüklerle bayramlaşmaya giderler. Yaşlılar ve hasta olanlar özellikle ziyaret edilir. Hayır duaları alınır. Bayramın belirlenmiş bir gününde de kaymakam, belediye başkanı ve diğer resmi dairelere de topluca bayram ziyaretinde bulunulur. Yeni evlenen kişiler ilk önce kayın babalarının evlerine ziyarete giderler. Bayramın birinci günü kayın babasına giden damatlar gitmeyenlere oranla daha çok hoş karşılanır.

Yeşilli ve bağlı köyleri önemli ölçüde göç vermiş yerlerdendir. Bu sebeple bayramlar bambaşka duygularla beklenir olmuş Yeşilli’de. Yurtdışına Almanya’ya, Fransa’ya Hollanda’ya İsviçre ve diğer Avrupa devletlerine çalışmaya gitmiş yakınları, çeşitli nedenlerden dolayı, Türkiye’nin çeşitli İlerinde her biri ayrı yerlerde yaşamak zorunda kalmış aile fertlerinin buluşma ve hasret giderme fırsatı olmuştur bayramlar. Aylarca, yıllarca bekledikleri yavrularını, torunlarını, kardeşlerini hasretle bekleyen, anneler, babalar ve nineler için, Yeşilli’de çok daha önemli olur bayramlar. Başka türlü ağırlamak isterler gurbetten gelmiş yakınlarını. Kenarda köşede sakladıkları cevizleri, narları, u’kude(cevizli pekmez sucuklarını), pekmezleri, değişik bir hazla tutuştururlar torunlarının ellerine, isterler ki bayram hiç bitmesin. Gurbetten sılaya bayramlaşmaya gelememiş akrabalar ise mümkünse bayramın ilk saatlerinde, mümkün değilse sonraki saatlerinde telefonla aranır; hal ve hatırları sorulur ve bayramları kutlanır.

Şeker bayramında gündüzleri yatmanın sevap olduğu inancının yaygın olması sebebiyle bayram namazı kılındıktan ve akrabalar ziyaret edildikten sonra çoğu kişinin kısa bir sürede olsa uyuduğu görülmektedir. Çünkü Ramazan ayında oruç tutmaları münasebetiyle yorgun çıkarlar. Ama kurban bayramında gündüzleri uyumak hoş karşılanmaz. Bu âdet de günümüzde terk edilmeye yaklaşmış adetler arasındadır.

Bayramlarda çocukların sevinci apayrıdır. Çünkü çocuklar Bayramlarda sağda – solda buldukları ağaçların dallarında ipten yaptıkları salıncaklara binmeği, oynamayı arkadaşları ile gezip dolaşmayı, büyüklerin verecekleri harçlıkları biriktirmeyi ve bu harçlıklardan çeşitli oyuncaklar almanın keyfini çıkarırlar. Bu yüzden çocuklar bayramları iple çekerler.

Kurban bayramı Ramazan Bayramından farklıdır. Bu bayramda birkaç gün önce kurbanlık kesme vecibesini yerine getirmek için hali vakti yerinde olanlar kurbanlık alır. Kurbanlıkları genellikle herkesin kendi evinin önünde kestiği görülmektedir. Kurban etleri fakirler ve akrabalar arasında aile fertleri içinde bir pay ayrılarak bölüşülür. Kurban derileri ise genellikle fakirlere verilir.

Bu bilgilerin çoğu Sevgili Hemşehrilermizden olan Emin Demir'in çalışmalarından alınmış olup; kendisine ve katkısı bulunan diğer diğer hemşerilermize de katkılarından dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu yazının yayının bir bayram haftasına denk gelmiş olması ise hoş bir tevafuk olmuştur...
Bu yazıların yazarın izni alınmadan başkalarınca veya başka amaçlarla kullanılması yasaktır.


Yeşilli.Org
Kullanıcı avatarı
yesillili
Admin
Admin
 
Mesajlar: 864
Kayıt: 04-09-2005 00:00:00

Dön Köşe Yazıları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron