Yeşilli'de Gelişim ve Kalkınma Nasıl Sağlanabilir?

Belediyemizin hizmetlerini tartışabilir ve yeni önerilerinizi sunabilirsiniz.
(Lütfen bu konuda kırıcı ve incitici mesajlar yazmaktan kaçınınız!...)

Yeşilli'de Gelişim ve Kalkınma Nasıl Sağlanabilir?

Mesajgönderen SadeF11 » 11-03-2006 15:12:57

düşünsek bir defa ,bir yerde varsa 70 kişi onlar için bir fabrika
kurmak değil,onların eğitimine önem verip beyinlerine 70 fabrika bilgisi sunarsak daha verimli
olmaz mı?
Kullanıcı avatarı
SadeF11
 
Mesajlar: 6
Kayıt: 06-03-2006 01:00:00

Mesajgönderen Halit » 11-03-2006 16:33:57


*Eğitim kalitesini arttırmak, cehaleti yenmek.
*işsiziliği
yenmek, geçim zorluğunu aşmaya çalışmak ve böylece refah sevieysini
yükseltmek..
*menfaatçiliği, içgüzarlığı dolandırıcılığı içimizden silmek ve işbirliği içerisinde
olmak.
*kültürel yozlaşmayı engellemek. (özenti toplumu olmaktan kurtulup kendi öz
dinamiklerimize bağlı örnek bir toplum
olmak)


ve daha da sayılabilir. zamanı
gelince eklemerde yapılacaktır bu maddelere... ve bunlar sadece Yeşilli için değil her yer için
geçerlidir.

Yeşilli'de buna yönelik yapılabilecek en iyi ve en önemli şey ise işsizilği
yenmek diye düşünüyorum...
Neden diyeceksiniz?
-internette rastladığım bir istatiğe
göre Türkiye genelinde işsizliğin en yüksek olduğu ilçe olarak rekor kırmış bir ilçedir
Yeşilli.
-İşsizliği yenersek eminimki Yeşilli insanı çalışkandır. bir şekilde bu çalışkanlığını
gösterecektir.
-Eğitim kalitesinin birebir artacağı fikrindeyim.


İşsizliği yemek için en büyük iş Yeşillilli
işadamlarına düşüyor. İşadamlarımızn kendi memelketelerine vefa borçlarını ödemesi, buralara
sahip çıkması lazım. İcap ederse bir kaç iş adamı bir araya gelip tabiki daha organize ve daha
büyük işler sağlayabilirler... ( tabi ortaklık müessesinin gereklerini yerine getirerek).
İşadamlarının yanısıra Yeşilli'de şu anda en büyük ekonomik güçlerden biri olan belediyenin
de kendi çabında da olsa orta çapta bir fabrika yapımına kalkışması veya bunu teşvik etmesi
ve ya en azından atölyeler kurması ve bunları desteklemek için iş ve meslek edindirme kursları
düzenlemesi gerekir.


İkinci olarak
Yeşillili gençlerin eğitimi çok önemli bir konu. Yeşilli'de ilk ve ortaöğretimin çok yüksek bir
seviyede olmadığını bilmekteyim. hal böyle iken öğrencilerin çoğunun üniversiteye gitme şansı
çok az. İlköğretimde öğrencilerin daha dikkatli yetiştirlmesi ve başı boş bırakılmaması lazım.
imkanlar dar dahi olsa varolan imkanlarla en iyisini yapmaya çalışmak lazım. Zira büyüklerimize
sorduğumuzda ne şartlarda okudukları malumunuzdur. Ortaöğretim için derimki: iyi bir ilköğretim
eğitiminin ardından, çocukların ilgi alanlarına yönelik olarak meslek liselerine gönderilmeleridir.
Herkes üniversite okursa iyi olur ama malumunuz bu mümkün değildir. Üniversiteye gideceğim
diye direnip aç ve işsiz kalmaktansa; meslek lisesine gidip küçükl yaşta meslek edinmek ve
daha emin adımlarala ilerlemek evladır...


daha sonra devam etmeye
çalışacağım...

Selametle...
Kullanıcı avatarı
Halit
 
Mesajlar: 143
Kayıt: 05-09-2005 00:00:00
Konum: Yeşilli

Mesajgönderen onur-47 » 16-04-2006 22:11:36

sedef ve halit arkaslara
katiliyor ve hak veriyom ama. unutmayalimki en büyük düsmanimis CAHILLIKTIR ilk önce
cahilliyi yenmeliyis ve bu düsünceleri artik birakma zamani gelmistir yani oglum okumasin gitsin
söför olsun gitsin istanbula para kazansin gitsin almanyaya isci olsun artik bu düsüncelerden
vas gecibte nasil oglumusu kizimisi cocuklarimisi okutupta nasil meslek sahipi olur nasil makam
sahipi olur nasil okumus birisi yabalim diye düsünmeliyis ancak böyle kalkinir ancak böyle is as
sahipi olurus. ama bu düsünceleri ne büyüklerde nede simdiki yesilliyi yönetenlerde
görmüyorum malesef. unutmayinki yesilli ancak BIRLIK OLURSA VE EYITIME TAM TESTEK
VERIRSE GELISIR VE BÜYÜR. ama inaniyomki bunuda biz gencler ASACAGIS.
Kullanıcı avatarı
onur-47
 
Mesajlar: 56
Kayıt: 27-02-2006 01:00:00
Konum: Almanya

Mesajgönderen Kadri » 28-04-2006 02:30:36

Yeşilli halkının da en
azından kendi akrabaları veya hemşerilerine karşı daha çok sevgi beslemesi gerekir diye
düşünüyorum.

En azından bir insan başka bir insanın iyiliğini düşünebilmeli, kin
gütmemeli, menfaatçi olmamalı.

Biliyorum kindar bir his değil ama; yine de en azından
iktidar muhalefet bloğu şeklinde bölünüp birbirimize ayrı gayrı gözü ile bakmamalıyız.


Çoğumuz birbirimizin akrabası... çoğumuz hergün yüzyüze gelen insanlarız. herşeyden
öte inandığımız ve bir olah Yüce Allah'ın emirleri gereğince "iyiliği yaymak, anlatmak;
kötülükten ise nehyetmek" kaidesine tabi olmalıyız...

içimizde birbirmize sevgi
duymadıkça ne bu dünyada ne de ahirette huzur göreceğimize inanmıyorum. zira Peygamber
Efendimiz "kendisi için istemediğini, bir başkası için de istemeyen gerçek imana ermiş
olamaz..." demiyor mu?

Sevgi dolu günler dileğiyle...
Selametle...
Kullanıcı avatarı
Kadri
Editör
Editör
 
Mesajlar: 71
Kayıt: 09-10-2005 00:00:00

Mesajgönderen nefisperest » 14-06-2006 15:15:35

Sevgili arkadaşlarımın
hepsine katılıyorum. Görülen o ki, eğitim yeşilli için büyük engel, sorun ve fakat ilerleme
yönünde en büyük dinamiktir. Eğitim meselesi yeşilli de olduğu gibi tüm türkiyede de mevcuttur,
ancak kadri'nin de dediği gibi yeşilli'de bu sorun üst düzeylere taşınmıştır. Bu sorunu
görmezden gelmek, diğer hiçbir ilerleme faktörüne ilerleme şansı vermeyecektir.

Bugün,
çocuklarımıza, gençlerimize eğitim alanında aşı yapmalıyız. Bizler yeni, güzel bir nesil için varız.
Biz görevimizi, elimizden geldiği ölçüde iyi yapmalı, çocuklarımızın gelecekteki hayatını idame
ettirmelerine yararlı olmalıyız. Peki bunu nasıl yapacağız:

- Onlara küçük yaştan, en
güzel eğitimi vererek,
- Kültürel ve dini değerlerinden ayrı tutmayarak ve onlara sımsıkı
bağlanmalarını sağlayarak,
- Onlara, değer verdiğimizi göstererek,
- kadri'nin de dediği
gibi her ne sebeple olursa olsun, kardeşlerimize darılmayarak, kin beslemeyerek, onlardan
ayrılmayarak
- Ve işte sonuncu olarak, ki bence bütün bunlar olduktan sonra bu
söyleyeceğim çok daha sağlıklı ve kendinden olacaktır:
ekonomik seviyeye dikkat, işsizliğin
çoğalmasına engel olmak, azalmasını sağlamak.


Ayrıntıları tabi ki sevgili yeşilli'liler
düşüneceklerdir. Acaba bütün bunlar nasıl olur diye kafa yormalı ve ekonomisi düzgün, kültür
seviyesi yerinde, eğitimli birer fert nasıl oluruz bunları düşünmeliyiz.


sevgilerle...
Kullanıcı avatarı
nefisperest
 
Mesajlar: 17
Kayıt: 02-10-2005 00:00:00

Mesajgönderen Halit » 20-07-2006 00:50:16

Yeşilli Belediyesine ve
Kaymakamlığına Sesleniyorum:

Genç bayanlara yönelik dikiş nakış kursu verliyor güzel
bir faaliyet...

fakat benim önerim şu:
daha değişik branşlarda ve daha geniş çaplı
meslek edindirme kursları olsun... Özellikle ataerkil aile yapısına sahip olan toplumuzda işsizliğin
ezikliği aile reisi daha çok yaşıyor.. bu sebeple erkelere yönelik mesalki iş edindirme kurlarının
arttırılmasını teklif ediyorum..

ilgillilere buradan sesleniyorum...
insanlara hitap
etmenin en iyi yolu önce onlara geçim kaynakları sunmanız ve ekonomik ferahı sunmnızdır...
Kullanıcı avatarı
Halit
 
Mesajlar: 143
Kayıt: 05-09-2005 00:00:00
Konum: Yeşilli

Mesajgönderen murad » 07-08-2006 00:59:24

selamünaleyküm
arkadaslar biz,de dilimizin döndügünce birazda olsa katkida bulunmaya calisalim.evet egitim
mutlaka cok önemli ben kendimi bildigimden bu yana 1991 senesine kadar kimseyi
suclamadan ilcemizin halki genel olarak tasimaciliga önem veriyordu belki baska imkanlar
olmadigi icin hangi veliye sorsan niye cok para kazanmak istiyorsun diye? cevap ilerde
cocuklarimiz iyi bir hayat yasasinlar diye kimseye muhtac olmasinlar diye cevap veriyorlardi,tabi
bu bana göre yanlisti cünkü cocuklar 14,20 yas arasina gelmeden cocuklari okullarindan
aliyorlardi ilkin muavin ondan sonra soför oluyorlardi tabi velilerde bazilari müstesna daha yaslari
40,50 olmadan ailenin sorumlulugunu cocuklarina devrediyorlardi bana göre bunlar yanlisti
babalarimizdan sonraki nesil bu yanlisi yapmadi ve cok sükür cocuklarini okuttu halbuki biz
söyle düsünsek aman ben cocugumu okutayim imkanlarim el verdigi müddetce eger oglum
okulunda basarili bir sekilde bir mevkiye gelse zaten benim ona birakacagim mirasa ihtiyaci
olmaz hem ilcesine hem ülkesine yararli bir insan olmus olur simdi üzerimize düsen cocuklarimizi
15 yasindan itibaren calisip bize bakacak degilde okutmak okutmak ve yine okutmak olsun.
bu hem ilcemiz hem ülkemiz hem kendi cocugumuz icin mutlaka daha yararli olacaktir. NOT
cocuklarimiz okurkende mutlaka dini egitimlerini almis olmalari lazim cünkü ALLAH korusun
ahirette boynumuza sarilirlar eger yanlis bir sey yazmissak hakkinizi helal edin ALLAH;a emanet
olun.
Kullanıcı avatarı
murad
 
Mesajlar: 186
Kayıt: 22-06-2006 00:00:00
Konum: Almanya

slm

Mesajgönderen vuslat » 15-05-2007 21:09:46

kardeşim kalkınmak para ister akıl ister para olmadan aklınızı çalıştırsanız bile işe yaramaz çünkü sermaye yok ama ben bir esnaf olarak bunu farkediyorum yeşillide hareketlilik var ve binalar her yerde yükseliyor tabi bu benim şahsi fikrim bazıları başka düşüne bilir saygı duyarım inş yeşilli iyi yoldadır ve gelişmektedir...
Kullanıcı avatarı
vuslat
 
Mesajlar: 216
Kayıt: 31-12-2005 01:00:00

Mesajgönderen Madocean » 15-05-2007 23:59:11

Iyi günler arkadaslar,
bilindigi gibi cag Medya cagidir. Sözlü ve yazili basinin yanisira "world wide web" artik günlük yasantimizin en önemli kesimlerinden birini teskil ediyor. Iletisim yolu ile insanlar bugün bilinmeyeni, duyulmayani bilip duyuyorlar. Basin bir milleti, bir toplumu yönlendirme yönüyle ücüncü güctür.
Bizlere "Internet" dünyasinin kapisini aralayip bu platformu hazirlayan "yesilli.org" elemanlarina tesekkür ediyor, calismalarinda basarilar diliyorum.

Yesilli`de Gelisim ve Kalkinma Nasil Saglanabilir?

Sorusuna bu acidan yaklasmak istiyorum: Sosyal ve ekonomik olgunun kaynagi insan olup, fikir .. ahlak .. icgüdüler ve egilimler de fert karakterini olusturan unsurlardir. Sosyal ekonomik ve sinifsal iliskilerin niteligi insan kisiliginin bu yönlerinin bütünlesmesini yansitir.
Insan karakterini iki ayri bölüme ayirabiliriz.:

Birincisi: Insana özgü degismez ilkeleri kapsar. Bu ilkeler insandan koparildigi takdirde insan, baslangicta öngörülenden tamamen farkli bir kimlik kazanir. Bu ilkeler zaman ve mekan farki gözetmeksizin herkes icin ortak ilkelerdir. Bunlar, hakikate yönelik bilimsel merak "etkenlerin ve nihayetlerin anlasilmasi", adalete yönelik pratik merak, mükemmelin aranmasi, hayirseverlik ve zenginlik sevgisidir.

Ikincisi: Sürekliligi olmayan ilkeleri kapsar. Insan duygulari, bu ilkelerin ve tabi güclerin biraraya gelmesinden ve birinin digeri üzerinde hakimiyet kurmasindan dogarlar. Bu sürec ve etkilesim sosyal, ekonomik ve tarihsel sartlara bagli olarak degisir.
Buradan yola cikarak diyebiliriz ki, ister degismez insani ilkeler cevreyi kontrol etsin, isterse insan cevreye ve ekonomik araclara ve sartlara tabi olsun, toplumsal yapinin ve tarihsel degismenin kökeni bizzat insanin kendisindedir.
Ben bu soruya gelecek yazimda asagidaki etkenleri acarak yaklasmaya calisacagim:


Insanlik, insanin muazzam potansiyeli ile ekonomik araclar ve amaclar arasindaki etkilesime yenik düserse ne sonuclar ortaya cikar?
Biz Yesilli toplumu olarak bu etkilesmeden ne derece nasibimizi almisiz?
Varsa eger Hedeflerimiz, ve onlarin tespiti.
Toplum olarak sosyal sorumluluk bilincini hayatimiza islemismiyiz?
Serbest pazarin iki faktörü "arz ve talep"

Memduh
Not: Türkce yazi karekteri olmadigindan imla hatalari oluyor. Özür dilerim
Kullanıcı avatarı
Madocean
 
Mesajlar: 216
Kayıt: 14-04-2007 00:00:00
Konum: Hannover - Almanya

Mesajgönderen Madocean » 21-05-2007 19:37:32

Gelisim ve Kalkinma nasil saglanir -2- ?

Insanlik, insanin muazzam potansiyeli ile ekonomik araclar ve amaclar arasindaki etkilesime yenik düserse ne sonuclar ortaya cikar?

Adalet duygusu ve manevi kazanimlarin yavas yavas yok olmasi, toplumun sosyal sorumlulugunu kaybetmesini beraberinde getirir. Dolayisiyle

• Dargörüslülük
• Tembellik
• Zahitlik
• Asiri bireycilik

hakim hale gelir.
Bundan sonra toplum durgunlasir fert baski altina girer.

Baska bir deyisle, araclari ve amaclari da kapsayan hakim duygusal zevkler ben-merkezcilikle sonuclanirken, insani unsurlarin mutlak hakimiyeti durgunluga ve bireyin bozulmasina yol acar. Toplumun temeli ve insan hayati, refah ve istikrar acisindan bireyin özgürlügüne bagli oldugundan, bunlar arasindaki dengenin eksikligi toplumu tahrip eder.

Ihtiyaclar ve maddi zaruretler:
- Kisisel cikar saiklerini

Bencilik:
- Zevk ve asiri derecede kazanc edinme

olgularini harekete gecirir ve güclendirir.

Simdi cevremize bu perspektif acisindan bakinca, zevk düskünlügünü ve hazciligi gereginden fazla tesvik ediliyor durumda görecegiz.
Sonucunda maneviyatin bu sekilde nasil zayiflatilip yok olma yoluna sürüklendigine tanik olacagiz.

(Cok bariz bir örnek verecek olursam, Istanbul`da su siralar yasanan “Mayo” reklami ve bizlere empoze edilmek istenenler! Sehvet – Zevk – haz…) Yorum yok !

Gelecek yazimda “Biz Yesilli toplumu olarak bu etkilesmeden ne derece nasibimizi almisiz? Sorusunu irdelemeye calisacagim.

Selam ile
Memduh
Kullanıcı avatarı
Madocean
 
Mesajlar: 216
Kayıt: 14-04-2007 00:00:00
Konum: Hannover - Almanya

Mesajgönderen cebrail-ken » 30-05-2007 18:48:04

Değerli Madocean,21.05.2007 tarihli yeşillinin kalkınması adına izah ettiğin mefkureler yerli yeride idi. Yalnız toplum durgunlaşmasında sunulan
• Dargörüslülük
• Tembellik
• Zahitlik
• Asiri bireycilik, durumlarından zahitlik kısmına olumsuz tesirini biraz daha izah eder misin? saygılarımla...
Kullanıcı avatarı
cebrail-ken
 
Mesajlar: 15
Kayıt: 18-05-2007 00:00:00

Gelisim ve kalkinmanin yollari .. "cevap"

Mesajgönderen Madocean » 30-05-2007 22:12:10

Sevgili cebrail-ken arkadasim

Senin degindigin konuya su acidan yaklasinca, belki anlasilmasi daha rahat olur diye düsünüyorum.
Makalemin icinde de en azindan bir yahut iki cümle ile acmaliydim ki konu daha da netlessin.

Bana bu imkani sordugun soru ile tekrar tanidigin icin, ayrica tesekkür ediyorum

....

Zahitligi tasavvufi acidan o degisim sürecleri arasina alip, olaya netlik kazandirmaya calistim.
Dolayisiyla degindigim zahitlik sadece yasak olanlardan değil, mübah olanlardan da feragat etmeyi cagristiriyor.

Zahitlikte esas olan, kişinin terk edeceği şeye karşı terk edecek gücünün olmasıdır.
Bir de terk edeceği şey elinde olmalıdır. Meselâ, malı olmayan birisi “malı nasil terk edecek"?

Nitekim bütün insanlar dünyayı ellerine geçirmek için uğraşırlar. Ayrıca kuvvet ve nüfuzları da ellerinde bulundurdukları ile ölçülür. Bu bakımdan dünya, her şeyi ile tatlı gelir. Dünya sevgisi deyince, mal, mülk, para, zinet, kadın, evlât, dünyevi makamlar, manevi makamlar, baş olma hevesi gibi şeyler akla gelir.

Maneviyatin bozuk oldugu .. ilmin geri planda kaldigi bir toplumda, yukarida siraladigim nesne ve olgulardan ne derece vaz gecilir?
Sorusunu kendimize sormamiz gerekliligini vurgulamak istemistim...

Umarim mefkurelerin arasindaki baglanti ve birbirlerine olan etkisi bu sekilde netlik kazanmistir...

Selam ile
Memduh
Kullanıcı avatarı
Madocean
 
Mesajlar: 216
Kayıt: 14-04-2007 00:00:00
Konum: Hannover - Almanya

Madoceana teşekkür

Mesajgönderen cebrail-ken » 31-05-2007 10:24:44

kıymetli madocean, makelende anlamakta zaafiyet gösterdiğim mevzuuda sualime cevap verdiğin için ve de ufkumu aydınlattığın için teşekkür ederim. ben de iktisadi ilimlere,vaktimin müsaitliğinde ağırlıklı olarak ilgi duyuyorum. bundan sonra da başka suallerim de olabilir. beni tekrar aydınlatacağını umuyor,şimdiden teşekkür ediyorum. Allaha emanet ol..
Kullanıcı avatarı
cebrail-ken
 
Mesajlar: 15
Kayıt: 18-05-2007 00:00:00


Dön Yeşilli Belediyesi-Öneriler&Eleştriler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron